Fazıl Say’ın Renkli Dünyasına Yolculuk: “1001 Nights in the Harem”

BIFO tarafından 23, 24 ve 25 Aralık 2010 tarihlerinde düzenlenecek olan “Fazıl Say Festivali”ni sabırsızlıkla beklerken, Say’ın “1001 Nights in the Harem” albümünü dinlemeye devam ediyorum.

Fazıl Say, 2006 yılında ünlü keman sanatçısı Patricia Kapatchinskaja ile kurduğu düonun ardından 2008 yılında Luzern Senfoni Orkestrası’nın talebiyle bir konçerto yazmış ve bu eserini de Kopatchinskaja’ya ithaf etmişti.  “1001 Nights in the Harem” işte bu konçertonun adı.

İngiltere’nin önde gelen klasik müzik dergisi BBC Music Magazine’in Temmuz 2010 sayısında Say’ın bu çalışması son derece olumlu tepkiler almış. Barry Witherden tarafından kaleme alınan değerlendirmede Say’ın çok önemli bir piyanist olduğu ve  “1001 Nights in the Harem”in onun besteci yanını sergilediği vurgusu yapılmakta. Gerçekten de albüme adını veren konçerto ya da yine albümde yer alan Patara Balesi’ni dinlediğimizde bir besteci olarak Fazıl Say’ın “besteci dünyasına” ortak oluveriyoruz.BBC Music Magazine’deki değerlendirmede, konçertonun son derece renkli ve dinleyeni içine çeken bir eser olduğu, akılda kalıcı ritmler ve melodilerle süslendiği vurgusu da yapılmış.

Presto Classical’ın değerlendirmesinde de konçertoda kemanın bir anlamda anlatıcı görevi üstlendiği belirtilmekte ve bu özelliğiyle de Fazıl Say’ın eseri ile Rimsky-Korsakov’un Şehrazat’ı arasında bağlantı kurulmakta. Dikkat edileceği üzere, solo keman,  zaman zaman bir Türk vurmalısının eşliğinde, bölümler arasında bir kadans çalarak yapıtı bir arada tutmak için kullanılıyor. Bu sayede, Fazıl Say’ın da belirttiği üzere, dört bölüm birbirine yoğun bir atmosfer bütünlüğü içinde bağlanmakta.

”The Strand’den Julian Haylock da keman partisyonunun yüksek bir virtüozite gerektirdiğini ve Patricia Kopatchinskaja’nın bunu son derece başarılı bir şekilde sergilediğini yazmış. Haylock, Kopatchinskaja’nın performansını büyüleyici bulduğunu söylemiş.

Dört bölümden oluşan konçertoda “Katibim” parçası üzerine çeşitlemeler ve orkestrasyonda marimba, vibrafon, celesta ve arp gibi enstrümanların yanısıra kudüm ve çan gibi çok sayıda Türk vurmalısı kullanılıyor.

“1001 Nights in the Harem”, Gershwin’in unutulmaz eseri “Summertime”‘ın solo piyano için yazılmış düzenlemesi, Mozart’ın “Rondo Alla Turca”sı üzerine bir çeşitleme olan “Alla Turca jazz” ve soprano, ney, piyano ve vurmalı dörtlüsü için yazılan Patara Balesi’ni de içeren önemli bir abüm. BBC Music Magazine, Fazıl Say’ın albümü için “Excellent” (Mükemmel) anlamına gelen “4 yıldız” veriyor.

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s