Birlikte Film İzlemek

Günlerden bir Cumartesi… D&R mağazasında, oğlum, “Ben10” kalem kutusunu incelerken, ben de DVD raflarında onun sevebileceği bir film seçmeye çalışıyordum. Çizgi film yerine kanlı canlı oyuncuları olan bir film olsun istemiştim. “Arkadaşım Tilki” öncelikle kapağıyla etkiledi beni. Küçük bir kız ve tilkinin pastoral fotoğrafı, “Beni al” der gibi baktı bana. Kapağı yakından inceleyince Luc Jacquet’nin 2007 yılında çektiği filmin, vahşi bir tilkiyle arkadaşlık kuran bir kızın bir büyüme öyküsünü anlattığını anladım. İşin içine muhteşem doğa görüntüleri de girecekti ve elbette özgün müzikleri. Almalıydım; aldım.

“O akşam keyifli bir sinema gecesi düzenleyelim” temennisiyle saat 8 gibi başladık filmi izlemeye. DVD’yi yerine yerleştiriken kendi kendime soruyordum; “Sıkılır mıydı? “, “Astro Boy” ve “Ejderhanızı Eğitmek”ten sonra acaba bu film ilgisini çekecek miydi?” “Son zamanlarda “Animal Planet” gibi kanallarla ilgilenmeye başlamıştı, bunu da sevecektir” dedim kendime.

Gerçekten de öyle oldu. Filmin kurgusu, doğanın güzelliği, sinematografi, küçük kız ve tilkinin dostluk öyküsü sanki aksiyon içeren bir çizgi film izliyormuşçasına ilgisini çekti. Yönetmen işini biliyordu; kayıtsız kalmak mümkün değildi.

İlk başta küçük kızın anne ve babasını görememesi oğlumun garibine gitti, bana nedenini sordu, bense “Biraz bekleyelim; belki cevabını buluruz az sonra” karşılığını verdim. Öyle de oldu. Filmi izledikçe cevabı kendisi buldu; sesli düşünürken bunu anladım.

Filmde hayvanların yaşamak için neler yaptıklarını görmek onu çok ilgilendirdi; heyecanlandırdı. Küçük kızın karanlıkta mağarada kaybolduğu sırada biraz korktu ama sonra onun doğada sesleri dinleyerek (ilk başta ürüktücüydü) uykuya dalması onu sakinleştirdi. Bu sırada ben de ona küçük sorular sormayı ya da yorumlar yapmayı ihmal etmedim. “Bak geceleri ormanda hayat nasıl devam ediyor!”… Küçük kızın duyduğu ilk korkuyu o da hissetmiş ama kızın ormana alışması ve uykuya dalmasıyla oğlum da rahatladı.

Filmin çocukları rahatsız edebilecek ikinci sahnesi kızın tilkiyi odasında tutmak istemesi karşısında tilkinin dışarı çıkabilmek amacıyla etrafta koşturup sonunda pencere camını kırarak dışarıya çıkması, yaralanıp yere yığılması. Bu sahnede anne babalar çocuklarıyla konuşurlarsa çok iyi sonuç verebilir. Örneğin, ben oğluma “Neden böyle oldu?”, “Tilki neden böyle davrandı?”, “Sence küçük kız ne yapmalıydı? Ne yapmamalıydı?” gibi sorular sordum. Çok anlık cevaplarla durumu kavramış olduğunu gördüm. Tilkinin odaya kapatılmaması gerektiğini anlamıştı, ben de “Evet, o doğada özgürce dolaşmalıydı, değil mi?” gibi pekiştirici soru-yorumlar ekledim. Bu sorular hem oğlumun filmin ana mesajını anlamasına yardımcı oldu, hem de yaralanma sahnesindeki olası aşırı üzülmeyi engellemiş ya da makul bir düzeyde tutmuş oldu.

Burada hemen belirtmeliyim; filmi izlerken ya da filmden sonra olduğu kadar filmi izlemeye başlamadan önce de çocuklarımıza ön sorular sorabiliriz: Hiç tilki gördün mü? Tilki nasıl bir hayvandır? Tilki hakkında neler biliyoruz? Fotoğrafını bulalım mı? Tilkinin kuyruğu ne kadar iri, değil mi? Tilkisi olan arkadaşın var mı? Neden? Tilki beslemek ister misin? vb. Bu sorular filmi daha kolayca kavramalarına yardımcı olacaktır.

“Arkadaşım Tilki”, arkadaşlığı, doğadan nefes kesen görüntüler eşliğinde anlatan bir film. Sadece arkadaşlık değil hayvan sevgisi de aşılayan bir çalışma. Bu filmde, çocuklarımız ve elbette bizler de öğrenecek pek çok şey bulacağız.

Birlikte  izlemek

Çoğu zaman,  televizyon izlerken çcuklarımızı ekranla yalnız bırakır, biz kendi işlerimizi yaparız. Oysa ailecek seyredilecek bir film son derece keyifli ve öğretici olacaktır. Bir yandan anne, baba ve çocuk film boyunca ortak bir konu etrafında birleşmiş, paylaşımda bulunmuş olacaklar; diğer yandan da filmin yararlı mesajlarını algılama konusunda çocuklarımıza beceriler kazandırma olanağı yaratmış olacağız. Filmi ya da programı izlerken soracağımız bir kaç soru, hep birlikte yapılacak yorumlar, çocuklarımızın medya metinlerini nasıl okumaları gerektiği konusunda onlar farkında olmasa bile onlara “farkındalıklar” kazandırabilecektir.

(Bu yazı ilk kez 28 Eylül 2010 tarihinde şu an aktif olmayan Anne, Baba ve Çocuk isimli blogumda yayınlanmıştır)

Bu yazı Çocuk Eğitimi içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s