Film Başlıyor (2): Duvara Karşı

“Film Başlıyor” yazı dizimizin ilkinde “Psycho” ve “The Piano”nun müziklerini hatırlamıştık. Bu değerlendirmenin konusu da Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” isimli filmindeki müzikler olacak.

Türk-Alman Sineması üzerine yapılan çalışmalarda öncelikle “Genç Türkler” kategorisinde incelenmeye başlanan, 1990’lar ve 2000’lerde öne çıkan Fatih Akın, “Duvara Karşı”yı 2004 yılında çekmişti. Bu film, 1980’lerde çekilen Türk-Alman filmlerinden farklılıklar göstermektedir. Örneğin, Tevfik Başer’in bir klasik olarak kabul etmemiz gereken filmi “40 Metrekare Almanya”da, Türk göçmenlerin sinemadaki ilk önemli yansımalarını verir bizlere. Filmdeki göçmen tiplemesi John Berger’ın “Yedinci Adam” kitabındaki “dilsiz” ve “uyum sağlayamayan” göçmen tiplerine çok yakındır. Oysa yeni nesil sinemacıların filmlerinde (ki Fatih Akın’ı bu çerçevede algılamalıyız), Türk göçmenler, daha “hybrid” özelliklere sahiptirler. Göçmenlerin yaşadığı sorunlar bu filmlerde devam ediyor olsa da filmlerdeki karakterlerin daha akışkan kişiliklere sahip olduğu bir gerçektir. Yaşadıkları toplumların her ikisinden de özellikler kapmış olan bu ikinci ve üçüncü nesil karakterler, Alman toplumunun içinde daha kolay yer bulabilirler.

Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filminde gördüğümüz bu “hybrid” kişilikler ve yaşamlar, filmin müzikleri ile de anlatılmaktadır. Akın, filmde, hem Türkçe, hem de yabancı şarkılar kullanır. Bu şarkılar yoluyla Doğu ve Batı’yı bir araya getirerek bir karışım elde eder. Türkçe şarkıların alt yapılarında kullanılan Batı ezgileri adeta karakterlerin Türk-Alman kişiliklerine birer göndermedir. Örneğin, Sibel’in Cahit’e yemek yaptığı sahnede kullanılan bir Sezen Aksu şarkısının müzikal alt yapısındaki “jazzy” hava, son derece “Türk” olarak algılayacağımız dolma pişirme ve masa hazırlama sahnelerine eşlik ederken Sibel’i daha yakından tanımamıza yardımcı olur.

Fatih Akın’ın “Duvara Karşı”sında, mümkün olduğu her an, müzik olayların önünü açar. Örneğin, Cahit’in arabasını duvara karşı sürüp intihar etmek istediği sahnede Depeche Mode’un “I feel good” isimli şarkısının kullanılması gruptan Gahan’ın 1995 yılında intihar teşebbüsü ve bir yıl sonra da uyuşturucu kullanımından dolayı kalbinin kısa süreli durması ile ilintili gözükür.

“Duvara Karşı”nın müzikleri üzerine birkaç not alırken filmdeki “geçişler”de kullanılan Türk Sanat Müziğini göz ardı etmek mümkün değildir. Film içindeki geçişlerde sıklıkla kullanılan Türk Sanat müziği ekibini, Fatih Akın, Haliç’e serilmiş halıların üzerine yerleştirir… Buradaki müzik, coğrafyanın da yardımıyla, Almanya ve Türkiye arasındaki geçiş noktasında köprü vazifesi görür. “Duvara Karşı”daki bu müzikal geçişler, aynı zamanda karakterlerin hayatlarındaki geçişleri, onların duygusal durumlarını  ortaya koyar. Belki, daha da önemlisi, bu müzikal geçişler,  seyirciyi filmin dramatik havasından biraz uzağa çekip daha objektif bir değerlendirme yapmasının yolunu açar.

Bu yazı Film Müzikleri içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s