Ken Loach Sineması Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

Ken Loach sineması denince akla ilk gelen, işçi sınıfı ve bu sınıfın acımasız kapitalist sistem içindeki mücadelesi olsa gerek. Sosyalist gerçekçilik üzerine kurulu sinema anlayışıyla Loach, filmlerinde işçi sınıfının/alt sınıfların problemlerine büyüteç tutarak toplumu bilinçlendirmeyi hedefler.

Örneğin, “Bread and Roses”, ABD’deki Meksikalı göçmenlerin kapitalist sistem içindeki sömürüsünü anlatır. Filmde, Maya’nın, çalıştığı binanın çıkışında bulunan dev sütunlar arasındaki yalnız başına görüntüsü sistemin işçiye karşı olan soğukluğunu ve acımasızlığını vurgular. Yine aynı filmde, Maya’nın Sam’in yardımıyla işçileri örgütlenmeye taşıması da işçi sınıfının mücadelesine güzel bir örnektir.

Ken Loach filmlerinin genelinde göze çarpan özelliklerin bir listesini Branston ve Stafford’ın (1996) yardımıyla yapalım ve bunları örneklerle açıklayalım:

1) Loach, sinema oyuncuları ile çalışmaz çünkü sinema oyuncularının, perdede anlatılanları gerçekçilikten uzaklaştıracağına inanır. [Örneğin, “Ladybird, Ladybird”de şapka çıkartan Crissy Rock’ın hiç bir sinema oyunculuğu deneyimi yoktur. Crissy Rock, o döneme kadar bir stand-up komedyen olarak çalışan bir kişidir. “Sweet Sixteen”deki Martin Compston’ın da bu filmden önce hiç bir oyunculuk deneyimi olmamıştır.]

2) Senaryoya dayalı bir performans yerine duygusal yoğunluğun doğal bir şekilde öne çıkmasına önem verir. [Örneğin, “Bread and Roses”da Rosa ve Maya’nın tartışlıkları sahne seyirciyi nefessiz bırakacak yoğunlukta ve doğallıktadır. Buna benzer bir diğer sahneyi “Ladybird, Ladybird”de Maggie ve Jorge arasında yaşandığını görebiliriz.]

3) Olayların gelişimi ve sıralamasında konvansiyonel bir yol izler. Atlamalar, geri dönüşler tercih edilmez. Böylece seyircinin filmle bağının daha çabuk gelişeceğine inanır.[Örneğin, Kes. Bu siyah beyaz film son derece sade. Hikaye anlatımına yalınlık hakimdir. Bu sadelik filme hiç bir şey kaybettirmez çünkü Loach’a göre bir film kendi kendine konuşabilmelidir.]

4) Gerçek mekanlarda çekimi tercih eder. [Örneğin, “Carla’s Song”da kamerasını gerçek mekanlarda gerçek hayattan insanların üzerine çevirir ve onların kameraya konuşmalarını sağlar (Leigh, 2002)]

5) Kamera kullanım tarzı belgesel film çekimi tekniklerini içinde barındırır. Böylece film daha gerçekçi bir dokuya sahip olur. [Örneğin, “Ladybird, Ladybird”deki doğum sahnesi son derece gerçekçidir. Kamera kullanımı bir belgesel izliyormuşuz havası yaratır. Bir diğer örnek de evsizliği irdeleyen “Cathy Come Home”da bulunabilir. ]

Kullanılan kaynaklar:

Gill Branston & Roy Stafford, The Media Student’s Book, 1999, Routledge.
Jacob Leigh, The Cinema of Ken Loach, 2002, Wallflower Press.
Fotoğraf: BBC News

 

Bu yazı Film Okuryazarlığı içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s