Borusan İstanbul Filarmoni Leyla Gencer Gecesi

Sacha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, 2010-2011 Sezonu Konserlerine dün gece çok özel bir programla devam etti. 13 Ocak 2010 tarihinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşen BİFO konseri, dünya opera tarihinin unutulmaz sesi Leyla Gencer’e saygı niteliğini taşımaktaydı.

Leyla Gencer’in ve gecenin önemi BİFO’nun her zamanki özenle hazırlanan program kitapçığında şu sözlerle özetleniyordu:

“La Scala’da sahneye çıkma kararlılığıyla İtalya’ya adım attığı günden itibaren sesi, dramatik gücü ve gerçek bir divaya özgü tavrıyla Avrupa sahnelerini taçlandıran Leyla Gencer, hayalinin ötesine geçti ve La Scala’nın otuz yıl primadonnası olurken 20. yüzyıl opera tarihine öncü bir sanatçı olarak adını yazdırdı… Kariyerinin doruğunda sahnelere veda etti ama müziği bırakmadı ve her zamanki sorumluluk bilinciyle genç yetenekleri opera dünyasına kazandırmak için uzun yıllar eğitimci olarak çalıştı. Dünya onu “La Diva Turca” olarak tanıdı. Operanın beşiği İtalya onu kraliçe gibi baş tacı etti ama o yine de ülkesini asla unutmadı ve yaşama veda ettikten sonra külleri, onun isteği üzerine, çok sevdiği Boğaz’ın sularına kavuştu… Bize düşen de onu ona layık bir şekilde anmak oldu. Borusan Kültür Sanat da üç yıldır opera dünyasının genç yıldızlarını müzikseverlerle buluşturduğu konserlerle büyük divayı anıyor ve anmaya devam edecek…”

Seyircinin büyük ilgi gösterdiği geceye Borusan İstanbul Filarmoni, Mozart’ın (1756-1791), Titus Uvertürü ile başladı ve hemen ardından sopranolar Nazlı Deniz Boran, Pervin Çakar ve Sibel Yakupoğlu sırasıyla Sihirli Flüt”ten “O zittre nicht”, “Saraydan Kız Kaçırma”dan “Ach ich liebte” ve yine Sihirli Flüt’ten “Der Hölle Rache”yi seslendirdiler. Her üç sanatçımız da insan sesinin ne denli büyüleyici olabileceğini kanıtladılar. Bu bölümde seyircinin cömertçe alkışladığı isim Sibel Yakupoğlu oldu.

Ardından, Borusan İstanbul Filarmoni, Pietro Mascagni’nin (1863-1945) tek perdelik operası “Cavalleria Rusticana”sından intermezzo’yu çaldı ve büyük alkış aldı.

Mascagni’nin eserinden sonra, program yine sopranolarımızın sesinden dinlediğimiz eserlerle devam etti. Saneye çıkış sırası bu defa değişmişti. Pervin Çakar, Guiseppe Verdi’nin (1813-1901) Rigoletto’sundan “Car nome”, Nazlı Deniz Boran, Johan Strauss II’nin (1825-1899) “Yarasa”sından “Mein Herr Marquis” ve Sibel Yakupoğlu, Gioacchino Rossini’nin (1792-1868) Sevil Berberi’nden “Una voce poco fa”yı seslendirdiler. Bu bölümde salondaki seyirci daha da “ısınmış”, alkışın dozunu arttırmıştı; her üç sopranomuz sahneye tekrar tekrar çağırılıp alkışlandılar.

Verilen ara sırasında Zeynep Oral, fuayede kendisi için hazırlanan bölümde kitaplarını imzaladı. Zeynep Oral’ın “Leyla Gencer: Tutkunun Romanı” isimli eserine  bu özel gecenin de etkisiyle gösterilen ilgi büyük oldu. İmzalı kopyamın ilk sayfalarını okurken Oral’ın müthiş bir kurguyla okuyucu nasıl kolaylıkla etkilediğine şahit oldum.

Aradan sonra programın ikinci ve son bölümü Beethoven’ın (1770-1827) ünlü eseri 7. Senfoni’ye ayrılmıştı. Senfoninin her bir bölümünde Borusan İstanbul Filarmoni gitgide büyüdü, izleyenleri büyüledi. Bu eseri, Şef Sascha Goetzel’in de coşkusunu da yansıtan, ona yakışan bir eser olarak algıladım konser boyunca. Goetzel’in vücüt dilini takip etmek, Beethoven’ın müziğini daha iyi kavramada önemli ölçüde yardımcı oldu bana. Müzikteki yükseliş, orkestranın performansı Wagner’in bu senfoniyi “dansın Tarnrı katına yükselişi” şeklinde övgü dolu değerlendirmesini doğrular nitelikteydi. Sungu Okan tarafından hazırlanan program notlarında da belirtildiği üzere “allegro con brio” başlıklı son bölüm “baştan sona dizginlenemez bir eneriji” ile doluydu ve “yaylı çalgılardan duyurulan ana motif, bölüm boyunca çeşitlemeler halinde değerlenerek nefes kesici bir akıcılıkta” yinelenmekteydi. Müziğin zirve anında sonlanması BİFO seyircisini olabildiğince coşturdu ve orkestra dakikalarca alkışlandı. Sascha Goetzel, bu konserde de, Başkemancı Pelin Halkacı Akın ile kolkola girerek sahneden ayrıldı.

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Borusan İstanbul Filarmoni Leyla Gencer Gecesi için 1 cevap

  1. Nazlı Deniz Boran dedi ki:

    Merhabalar; yazınızda Nazlı Deniz Boran ile Sirel Yakupoğlu’nu karıştırmışsınız.. Nazlı Deniz Boran birinci bölümün sonunda “Der hölle rache” yi ve ikinci bölümün sonunda da “una voce poco fa” yı söyleyen kızıl saçlı soprano, Sirel Yakupoğlu da “o zittre nicht”i ve “mein herr marquis” yi söyleyen uzun saçlı kumral soprano; bir de Sibel değil Sirel..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s