Naxos’tan Piazzolla Tarzı Dört Mevsim

Son günlerde sıklıkla dinlediğim yeni albümlerin arasında Naxos firması tarafından piyasaya sunulan bir “Piazzolla” CD’si geliyor. “Piazzolla”yı, İngiliz Classic FM dergisi, Şubat 2011’de “Ayın Albümü” olarak tanıtmakta. Arjantinli besteci Piazzolla’nın  (1921-1992) 3 yapıtının yer aldığı bu albümde Giancario Guerrero, Nashville Symphony Orchestra’yı yönetiyor. Programın solistleri ise kemanda Tianwa Yang ve bandenonda Daniel Binelli. Albümdeki eserleri dinlemeye başlamadan önce hem CD kitapçığında verilen, hem de Classic FM yazarı Andrew Mellor’ın aktardığı bir Piazzolla anekdotunu akılda tutmamız yararlı olacaktır:

Piazzolla, Arjantin doğumlu bir besteci. New York’ta yetişmiş ve Paris’te, ünlü  Nadia Boulanger’den eğitim almıştır. Piazzola, bir gün, Boulanger ile yapacağı bir ders öncesinde kendi başına piyanoda bir tango eseri çalıyormuş. Bunu tesadüfen duyan Boulanger, Piazzolla’ya hemen şöyle söylemiş: “İşte gerçek Piazzolla, bu”. [Bu bana James Joyce’un “A Portrait of The Artist as a Young Man” isimli romanındaki “epiphany” kavramını hatırlattı galiba]

Boulanger, Piazzolla’yı bu yönde desteklemiş; ancak, bestecinin, Barok ve Yüksek Klasik Müzik eğitimini ağırlıklı olarak devam ettirmesi konusunda ısrarcı olmuştur. Naxos firması tarafından yayınlanan bu CD’yi dinlerken bu müzikal geçmişin izlerini, etkilerini bulmamız kolaylaşmaktadır. Piazzola, Tango ile klasik müziği kaynaştırarak Boulanger’in “İşte, gerçek Piazzolla bu” dediği tarzı yaratmayı başarmıştır. Piazzolla’nın, Paris’in ardından Buenos Aires’e döndükten sonra “tango” için yaptıkları, kendinden bir yüzyıl önce Johann Strauss’un “vals” için yaptıkları ile aynıdır.  Piazzolla’nın geleneksel tangoyu klasik müzikle ve caz motifleriyle harmanlayarak ortaya koyduğu tarza “nuevo tango” denmektedir.

Naxos’un “Piazzolla” albümü, Piazzolla’nın 3 eserine ayrılmış. Sondan başlayacak olursak Vivaldi’yi selamlama niteliği taşıyan “The Four Seasons of Bunenos Aires (Las Cuatro Estaciones Portenas)” öncelikle dikkatleri çekmekte. Piazzola, bu eserin “Verano Porteno” (Sumer/Yaz) isimli bölümünü, 1965 yılında yaylı çalgılar dörtlüsü için, meslektaşı Rodrguez Munoz imzasını taşıyan bir oyunda kullanılmak üzere bestelemiş.  Bunu, 1969 yılında “Sonbahar””, 1970 yılında da “İlkbahar” ve “Kış” takip etmiş. Eser Piazzolla’nın Vivaldi için duyduğu hayranlığı açık seçik göstermektedir. Andrew Mellor’a göre, besteci, eserinde Vivaldi’nin Dört Mevsim’ine pek çok kez atıfta bulunmuş, Barok armonileri kullanmış ve zaman zaman da direkt alıntılama yapmış. Ancak, eserleri dinlediğimizde anlayacağımız üzere, tüm bunlar Piazzolla’nın özgün yaklaşımı çerçevesinde, Buenos Aires’in ruhunu aktararak olmuştur.

Albümde yer bulan diğer iki eserden biri Piazzolla’nın “Sinfonia Buenos Aires” isimli yapıtı. Üç bölümden olıuşan bu senfonik eserde müziğin alt yapısında tangonun nasıl gizlendiğini duyuyoruz. Albümdeki son Piazzola eseri ise “Bandeneon Concerto”. Piazzolla ile özdeşleşmiş olan bandoneonu Daniel Binelli’den dinlerken bestecinin müzikte yerel olanı nasıl evrensel hale getirdiğine bir kez daha şahit oluyoruz.

Giancario Guerrero yönetimindeki Nashville Symphony Orchestra’nın “Piazzolla” albümü, besteciyi tanımak, anlamak için önemli bir fırsat.

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s