Bedřich Smetana’nın Vatan Sevgisi: “Má Vlast”

Bedřich Smetana (1824-1884), Bohemya (Çekoslovakya) ulusal müziğinin kurucusu olarak müzik tarihinde yerini alan bir bestecidir. 19. yüzyılda Bohemya’daki bağımsızlık hareketleriyle ortaya çıkan ulus bilincine müzikleriyle katkıda bulunmuştur. Smetana’nın, popüler efsanelerden, tarihten ve Bohemya kırsalındaki yaşamdan beslenen müziği, Bohemyalılar için müzikal bir kimlik haline dönüşmüş ve bu müzik, dünyanın dört bir yanında Bohemya ulusal kimliğine katkıda bulunmuştur.

Smetana, ailesi Blanik dağları eteklerinde bir çiftliğe taşındığında, buralarda çalışan işçilerle empati kurmuş; onların yaşadığı zorlukları görmüş, hayallerini anlamış; bu insanların şarkıları ve gelenekleriyle yakından ilgilenmiştir. Tarih ve efsaneleri çalışan Smetana, yüreğinde Bohemya için idealler oluşturmuştur.

Smetana’nın bu duyguları “Má Vlast” (Vatanım) isimli senfonik şiirinde somut bir hal aldığında, Bohemyalılar büyük bir ulusal özgürlük mücadelesini başlatmış bulunyorlardı. Müzikolog František Bartos’a göre, “Má Vlast”, işte bu mücadelenin doğrudan sembolüdür.

Smetana, “Má Vlast”ın ilk dört bölümü üzerine çalışmaya Kasım 1874’te başlamıştı. Arzusu, bu yapıtın bağımsız parçalar şeklinde kalması ama aynı zamanda senfonik şiir kimliğini korumasıydı.

Eserin ilk bölümü olan “Vysehrad” Prag’a bakan çok yüksek bir kayadan adını almaktadır, Smetana buradan bakarak zaferleri, görkemli olayları, mücadeleleri hayal etmektedir.

Eserin belki de en çok bilinen ikinci bölümü olan Vltava (The Moldau) ise Prag’ı baştan sona kesen nehrin adını taşımaktadır. Vltava’da, Çek folk müziğine ait bir şarkının melodisi kullanılır. Besteci, bu bölümde nehrin devinimlerini, suyun akışını resmeder. Ve tüm bu güzellikler Smetana’nın müziğinden süzülüp dinleyenlerin kalbine dolar.

Üçüncü bölümün adı “Sarka”dır. Bu bölümde doğa değil, ulusal efsaneler ve prensipler öne çıkar. Çek kültürüne gore, Sarka bakire bir kadın savaşçıdır; erkeklerden intikam almaya yemin etmiştir. Bu bölümde klarinet solosu Sarka’yı, çello solosu da ona hayran olan Ctirad’ı temsil etmektedir.

“Má Vlast”ın dördüncü bölümü “From Bohemia’s Woods and Meadows” adını taşımaktadır. Bohemya kırsalındaki güzelliğin karşısında ebsteci hissettiklerini anlatır. Bu bölüm “Sarka”dan çık farklıdır; parlaktır, “açık-hava teması”na sahiptir; sanki doğada çıkılan bir gezinti gibidir. Köylülerin Polka dansı ile etkileyici bir biçimde sonlanır.

Eserin sonunda yer alan “Tabor” ve “Blanik”, bestecinin yine Bohemya efsanelerine atıfta bulunduğu iki bölümdür. Bu bölümlerde Smetana, Bohemya’daki Hussite savaşçılarından esinlenmişitr. “Tabor”da kullandığı Hussite’lere ait etkileyici ilahi, entellektüel ve politik baskıya karşı direnen Çek halkının başlattığı direnişin sembolüdür. Bu bölümün sonu açık biter; cevabı “Blanik”in açılışında sakıldır. Mücadeleleri yenilgiyle biten Hussite’ler, dağlara sığınmak zorunda kalırlar. Ancak burada yine o ilahi büyür, büyür, büyür. Çek ulusunun tekrar doğacağı, zafer ve mutluluğun yeniden onların olacağı zaman kadar. İlahi, eserin finaline kadar ilerler; bağımsızlık için mücadele veren bir halkın kimliğini kazanmasına yardımcı olan bir anıt gibidir. Burada müziğin gücü saklıdır. Ve bu da “Má Vlast””ı evrensel kılan özelliktir.

Bunları da hatırlayalım:

* 1944 yılında Prag Bahar Festivali’ndeki Smetana’nın 120. doğumgünü kutlamasında, Nazilerin bütün engellemelerine rağmen ülkenin istilasına bir başkaldırı ve ulusal dayanışmanın sembolü olarak, “Má Vlast” kullanılmıştır.

* Smetana, çocukluk aşkı Katerina Kolarova ile evlenmiş ve bu evlilikten 4 kızı olmuştur. Ancak, bu çocuklardan üçü 1854 ve 1856 yılları arasında trajik bir biçimde ölmüşlerdir. Büyük bir müzikal yeteneği olan Bedriska’nın ölümü karşısında bestecinin duyguları 1855 yılında yazdığı Piano Trio’da saklıdır.

* Üstüste yaşadığı trajedilere, yakalandığı frengi hastalığı ve duyma kaybı da eklenince bestecinin ruh sağlığı gitgide kötüleşmiştir. 1874 yılında bestecinin bir kulağı tamamen sağır olmuştur. Ne yazık ki, Smetana yaşamının son üç haftasını bir akıl hastanesinde geçirmiştir.

[Kullanılan kaynaklar: Classic FM Mart 2011 Andrew Mellor’un makalesi, Classic FM internet sitesi, Naxos internet sitesi]

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s