TRT Radyo 3 Susmamalı

ODTÜ’de geçirdiğim üniversite yıllarımı geriye dönüp baktığımda hep özleyerek hatırlarım. Üniversiteden benim payıma düşenler, arkadaşlıklar, kampüsün kişiye yeni perspektifler katabilme gücü… Ve oradaki yurt odam; 4 kişilik. Fazla büyük değil ama güzel arkadaşlıklarla büyükmüş gibi gelen bir oda. Ve bu odayı her zaman süsleyen bazen pille, bazen elektrikle çalışan radyomuz. Hiç susmayan; biz koca bebekleri dinlendiren, eğlendiren, duygulandıran, bilgilendiren, sevdiren, uyutan, uyandıran…. harçlığımı biriktirip aldığım ilk Sony Walkman’den sonra bile yeri hep özel kalan. İşte, hep gülümseyerek hatırladığım bu radyoyu düşünmek şimdi bana hüzün veriyor. Çünkü, bu radyo, ibresi hep TRT Radyo 3’de duran bir radyoydu. Asla “Gece ve Müzk”siz uyunmaz, her defasında da “Bugün de güzel çaldılar, bravo” denirdi. Hafta sonu ilk uyanan kişi, radyonun düğmesini açıverir ve odaya, TRT 3 stüdyolarından gelen müzik dolardı; bazen caz, bazen pop, bazen klasik… Radyomuz, kahvaltıya, hafta sonları özellikle Pazar sabahları, Cumhuriyet Gazetesi okumalarımıza eşlik ederdi. Vivaldi’nin “Dört Mevsim”ini dinlerken, dışarıda her yeri bembeyaz yapmış karı, ranzanın üst katından pencereden dışarıya bakarak izlediğimi hatırlıyorum. Film şeridi gibi bir şeydi; her anında Radyo 3 vardı. Stüdyo FM’de çalınanlar not düşülür, bunların kasetleri bulunurdu plakçılardan. İzmir Radyosu’nca hazırlanan hafta sonu müzik programları da bir başka olurdu. İzmir’in dokusundan mıdır bilinmez, daha bir dinamik gelirdi bu programlar bana.

Şimdi TRT Radyo 3’ün alanı daraltılıyor; kimbilir bir süre sonra belki tamamıyla sonlanacak. İyi de bu radyoyu kısıtlamak; toplumsal ya da kişisel anılarımızı silmek, yaşanılanları yok saymak değil mi?

***

Binbir zorlukla yetişmiş, engelleri aşmış klasik müzik sanatçılarımız, İstanbul’un her gecesinde, diğer kentlerde, icra ettikleri müziklerle daha güzel bir Türkiye yaratmanın gayreti içinde değiller mi? Gülsin Onay, ABD ve Kanada’da konserler veriyor; bir konser salonundan diğerine koşuyor; Türk piyanist diye hakkında övgü dolu yazılar çıkıyor. Fazıl Say, yılın büyük bir kısmını dışarıda geçiriyor, konserlerde ayakta alkışlanıyor. Meral Güneyman Amerika’da, Avustralya’da, Cihat Aşkın, Borusan Quartet, Amerika’da, Emre Elivar, Berlin’de… Burçin Büke, Ulucan Kardeşler…  Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası yurt dışında çok iyi eleştirler alan bir CD çıkarıyor; şimdi de ikincisi için çalışıyor…. Hepsinin isimlerini yazamadığım solistler, orkestra üyeleri… durdurak bilmeden hayatımıza anlamlar katıyor; Türkiye için en güzel reklamı yapıyorlar dışarıda.

Oysa burada onları duyabileceğimiz, dinleyebileceğimiz; onların gurur veren çalışmalarını yayınlaması, anlatması, halkla buluşturması gereken Radyo 3’ün susması, bu sanatçılarımızı yarı yolda bırakmak olmuyor mu? Onları küstürmek anlamına gelmiyor mu? Aynı şekilde, Anadolu’da konsere gitme imkanı olmayan, ekonomik durumu CD almaya uygun olmadığı için Radyo 3’ü dinleyen müzikseverlere haksızlık yapılmıyor mu? TRT kamu yayıncılığı yapmıyor mu?

***

TRT Radyo 3 ile benzer formattaki İngiliz BBC Radyo 3, son aylarda devamlı atılım yapıyor. HD yayına geçiyor, her gün ülkenin dört bir yanından klasik müzik konserlerini canlı yayınlıyor, banttan yayınlıyor, konser düzenliyor, bir kütüphane zenginliğindeki internet sitesiyle hayranlık uyandırıyor, eğitiyor, Mayıs 2011 tarihinden itibaren daha çok canlı konser yayını yapacağını açıklıyor, BBC Music Magazine gibi çok nitelikli bir derginin çıkmasında ve bu derginin yayılmasında rol oynuyor, yarışmalar düzenliyor…

BBC Radyo 3’te bunlar olurken Radyo 3 susuyor. Bizler yayın kaltiesinin yükseltilmesini beklerken, parazitli yayının iyileştirlmesini ümit ederken, Radyo 3 pek çok insanın hayatından çıkartılıyor. İyi de ardarda tematik TV kanalı açan, radyo kanalı kuran TRT, Radyo 3’ü kısıtlayan TRT ile aynı kuruluş değil mi? Bu bir çelişki değil mi?

Yazı uzayıp gider… TRT, tüm bunları, bizi duyar mı sizce?

***

Güncelleme: TRT, 28 Şubat 2011 tarihinde internet sitesinde Radyo 3 ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

“Bazı basın yayın organlarında TRT Radyo 3 yayınlarının kısıtlandığı ve yayın içeriğinin değiştirildiğine dair yanıltıcı haberler yayınlanmaktadır. Oysa ki, Radyo 3’ün kapatılması, yayınlarının kısıtlanması bir yana, bu kanalımızı güçlendirmek daha geniş kitlelere yaymak için çalışmalar yapmaktayız.

TRT radyo yayınlarının dinleyicilere kaliteli ve sağlıklı biçimde ulaşabilmesi, bütün kanalların en yüksek dinlenirliğe erişebilmesi için zaman zaman verici yenileme, tesis etme, değiştirme çalışmaları yapmaktadır. Söz konusu frekans aktarımları da kurumun bu tasarrufuyla ilgilidir. Son günlerde kısıtlı sayıda bazı illerimizde frekans aktarılması yapılmıştır.

Bazı basın organlarında sözü geçen “Radyo 3’ün yayın içeriğinin değiştirilmesi” ya da “Radyo 3’ün susturulması” konuları tamamen gerçek dışıdır. TRT Radyo 3 kanalı 30 yıldan fazla süredir Türkiye’de klasik, caz, hafif batı müziği ve rock müzik türlerinin en seçkin örneklerini vermekte ve bu türler hakkında dinleyicinin bilgi sahibi olabileceği programlar üretmektedir.

TRT Radyo 3 kapatılmamakta, aksine Radyo 3 formatında bir başka kanalın daha çalışmaları sürdürülmektedir. Hazırlıklarının kısa sürede tamamlanması hedeflenen bu yeni kanal, pop ve rock müzik türlerinin kaliteli örneklerine yer veren programları içerecek, Radyo 3 kanalı ise klasik müzik, caz ve new age türünde programlar üretmeye devam edecektir.

Bilindiği gibi kamuoyunda “RTÜK Yasası” olarak adlandırılan ’’Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı” Meclis’te kabul edilmiştir ve resmi gazetede yayınlanması beklenmektedir. Bu aşamadan sonra yasada yer alan “Dijital Karasal Yayıncılık” faaliyetleri en kısa sürede devreye girecek ve böylelikle TRT’nin tüm radyo kanalları ülkenin tamamında aynı kalitede dinlenebilme imkânına kavuşacaktır. Böylelikle bugün tartışılan frekans sorunları da kalmayacaktır.

Radyo 3’ün kapatılması bir yana; internet, uydu, Ipone ve Ipad gibi modern iletişim cihazlarıyla yayınlarımız geniş kitlelere yayılacaktır.

Radyo 3 yayınlarının kalitesini arttırmaya, çeşitlendirmeye hatta yeni bir radyo kanalıyla Radyo 3 yayınlarını desteklemeye çalışan TRT kurumu olarak, kamuoyundaki yorumların yanlış olduğunu belirtiriz.”

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.