Adı Gibi Bir Albüm: Meral Güneyman’dan “Playful Virtuosity”

“Benim için caz da klasik de büyük müzik denizinde iki kıyıdır. Son yıllarda bu türler arasında büyük bir yakınlaşma başladı. Her ikisinin de sanatçıları karşı kıyıyı merak etmeye ve keşfetmeye başladılar”.

ABD’de yaşayan ünlü piyanistimiz Meral Güneyman’ın bu sözleri, Tunçel Gülsoy’un 2001 yılında yayınladığı “Cazname-1: Bizim İnsanlarımız” isimli e-kitabın sayfalarında yer alıyor ve sanatçımızın, ünlü caz piyanisti, bestecisi ve aranjörü Dick Hyman ile birlikte kaydettiği “Playful Virtuosity” (2007) isimli albümü daha iyi anlamamız için ipuçları içeriyor.

“Playful Virtuosity”, New Jersey’de yaşayan, kariyeri klasik müzik alanında kazandığı sayısız başarılarla, aldığı ödüllerle süslenmiş, “Devlet Sanatçısı” ünvanlı değerli piyanistimiz Meral Güneyman’ın “karşı kıyıya” geçtiğinin ve bu kıyıda da en az klasik müzikte olduğu kadar başarılı olduğunun kanıtı olan bir albüm. 2007 yılından gelen bu çalışmayı daha iyi değerlendirmek için çok daha eskilere 1974’e gitmemiz ve Güneyman’ın “karşı kıyıya” doğru attığı ilk kulaçlara dikkat etmemizde yarar var. Bu dönem, Güneyman’ın Amerika’da yaşarken caz müziğine olan ilgisinin geliştiği bir dönem. Yine Gülsoy’un “Cazname”sinden bir alıntıyla devam edelim: “ Amerika’daki yıllarımda jazz’a olan ilgim gelişti. Kendim de besteler yaptım, “ballad” tarzı şeyler. Okulda bir gün bunları arkadaşım ile beraber konser olarak çalmak için izin istedik, önce vermediler, arkadaşım hemen pes etti ama ben etmedim, okula bizi kısıtlamamaları gerektiğini anlatabildim. Çok güzel bir konser oldu, herkesin dans ederek ve gülerek oradan ayrıldığını hatırlıyorum. 1974 yılı idi ve o zamanlar klasik müzik öğrencilerinin kendi sahaları dışına çıkmaları kabul edilebilir şey değildi. Bu konserden sonra Lincoln Music Center stüdyo programına kabul edildim. 1974’de Berklee jazz okulunun yaz kurslarına katıldım…”

Meral Güneyman daha sonra Bill Evans ile tanışıyor; ondan büyük cesaret alıyor. Evans, Güneyman’ı Hindemith sonatlarıyla da tanıştırıyor… ve sonra Güneyman’ın hayatına Leonard Bernstein, giriyor: “Bernstein klasik müzikten jazz’a kapı açan ilk öncülerden biridir. Sonra onu diğer müzisyenler takip etti. Benim de doğaçlama merakım onun ile birlikte oldu”’.

Tunçel Gülsoy’un “Cazname” isimli kitabındaki bu bilgiler ışığı altında “Playful Virtuosity”yi dinlerken hayatın ne kadar önemli eşiklerle, anlarla dolu olduğunu düşündüm durdum. Güneyman’ın o öğrencilik yıllarında okulunda caz konseri verme konusundaki inancı, heyecanı, “karşı kıyıya” geçmek için atılan ilk tanımlayıcı anlardan biri olmalıydı.

“Playful Virtuosity”, öncelikle Gershwin’in eserlerinin yer aldığı “first class” bir albüm: “Embraceable You”, “Fascinating Rhythm”, “Oh, Lady Be Good”, “The Man I Love”, “Liza” (“All The Clouds’ll Roll Away”), “Somebody Loves Me” ve “I Got Rhythm”. Meral Güneyman’ın Dick Hyman ile bu şarkıların icrasında yarattığı atmosfer çok etkileyici; defalarca başa alıp dinleme arzusu uyandıran türden. Güneyman’ın klasik müzik piyanisti geçmişi bu eserleri icrasında onu çok özel bir konuma getiriyor. Aynı zamanda, bu eserler, “Girl Crazy”, “Lady, Be Good!”, “Show Girl” gibi ünlü müzikalleri hatırlamak için de güzel birer fırsat.

Albümde Hyman’ın besteleri de bulunuyor: “Back Home Again In Indiana
”, “Ready Or Not”, “
Escape From The Woojies” ve “
Big Finish”den oluşan “Indiana Variations” ile “Moderato”, “Andante” ve “Allegro” bölümleriyle “Three Raps for Piano”. Bu yapıtları dinlerken Hyman’ın besteci yanını ve piyanistliğini aynı anda duyumsamak çok keyifli. Ve albümün en etkileyici çalışmalarından biri de John Lewis’in “Diango”su. Müthiş bir atmosfer içinde bize ulaşıyor.

“Playful Virtuosity” yayınlandığı yıl aldığı övgülerle kendini kanıtlamış bir albüm; yani adına yaraşır bir çalışma. Örneğin, Jazz Times’dan Thomas Conrad’ın değerlendirmesinden anladığımız şekliyle, “Playful Virtuosity”, hem Güneyman’ın, hem de Hyman’ın virtüözlük özellklerini barındırıyor. Conrad, eserlerin icrasında piyanistlerin her zaman birbirlerine saygılı oldukları, brbirlerine yer açtıkları ve bu kadar farklı duyguları içeren şarkıları başka bir piyano ikilisinin böylesine güzel bir şekilde aktarabileceğini tahmin etmenin güç olduğu yorumunu yapıyor.

“Playful Virtuosity”, Meral Güneyman’ı dinlemek, tanımak ve elbette ona hayran olmak için bir fırsat. Bir Türk piyanistin başarısının en somut örneği. Müzikseverlere düşen ise bu emeğin hak ettiği karşılığı vermek.

Ali Nihat Eken, İstanbul, Şubat 2011

[Meral Güneyman, Blogda Hayat’ın Konuğu Oldu. Burada]

Bu yazı Klasik Müzik / Caz içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s