Toros Can’ın “Makrokosmos” Albümüyle George Crumb’ı Tanımak

“Beni etkileyen müzik, notaların ötesine geçebilen müziktir. Yaşadığım dünyaya dair bir şeyler anlatan müziktir.” (George Crumb, BBC Music Dergisi, Mart 2011)

“Bazen kendime müzikte neyin önemli olduğu sorusunu yöneltirim; teknik yanı mı yoksa spiritüel yanı mı? Cevabım bu ikisi arasında bir denge unsuru olması gerektiğidir. Severek dinlediğim o eski bestecilerin eserlerine baktığımda hep o dengeyi görürüm. Bazen besteciler çok teknik yaklaşırlar ya da tam tersi. Bence biri diğerinin yerini almamalı. Hayatta olduğu gibi bir denge olmalı. Hayattaki herşeyin esası bu. Birbirine zıt olan iki şeyin arasında kurulan denge”. (George Crumb, West Virgina PBS Röportajı, 2007)

Yukarıdaki sözler, Toros Can’ın Fransa’da ödüllerle taçlandırılmış “George Crumb Piano Works – Makrokosmos I & II: Fantasy Pieces after the Zodiac for Amplified Piano” albümünü dinlerken bana yol gösteren ilk sözlerden oldu. 1968 yılında Pulitzer, 2001 yılında Grammy kazanan Amerikalı besteci George Crumb’ın (1929) müziği farklı dünyaları biraraya getiren daha önce dinlediklerimden farklı özellikler taşıyan bir müzikti. Değişik müzikal stiller birarada kullanılıyor; Batı klasik müziği anlayışıyla, Hindistan’ın, Uzak Doğu’nun geleneksel müzik anlayışı, ilahiler, geçmiş, bugün ve gelecek bir noktada buluşuyordu. Crumb müziğiyle insanlığın, dünyadaki müziklerin kesişme noktasında duruyordu. Ortaya çıkan sembolik, mistik ve teatral müzik dinleyeni içine çekebilen bir müzikti.

Toros Can’ı “Makrokosmos”da dinledikçe onun bir piyanist olarak farklı şeyler yaptığını anladım. Örneğin, Evin İlyasoğlu’nun 10 Eylül 2003 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki değerlendirmesinde belirttiği üzere, “Makrokosmos”un icrasında “elektronik güçlendiriciyle sesi yükseltilmiş ve önceden içi hazırlanmış bir piyano” kullanılıyordu. Crumb’ı tanımak için biraz daha bilgi topladığımda Jean Vermeil ve Franck Mallet’nin Toros Can’ın albümüyle ilgili değerlendirmeleriyle karşılaştım. Her ikisi de Crumb’ın yapıtlarının onu icra eden sanatçılara farklı görevler yüklemekte olduğunu vurguluyorlardı. Örneğin, bir piyanist yeri geldiğinde vokaliyle de esere katkıda bulunabiliyor, kağıt, tahta, cam ya da metal gibi malzemeler kullanarak ya da piyanonun tellerine takılan bir zincirle özel sesler elde edebiliyordu. İlyasoğlu’nun da vurguladığı üzere, “Makrokosmos”un bazı anlarında Toros Can, elindeki bir fırça ile piyanonun tellerinde rüzgar sesini yaratıyordu. George Crumb’ın “Makrokosmos”u böyle bir şeydi işte.

Tüm bu farklı seslerle kendimden geçmişken  Toros Can’ın piyanosundan daha tanıdık sesler gelmeye başladı; bunları anlamada George Crumb’ın West Virginia PBS’te yayınlanan röportajı yardımcı oldu bana. Sanki birisi YouTube’a benim için eklemişti. Crumb, genel olarak müziğini anlatıyordu: “Debussy, Bartok, Mahler… Geçmiş, bugün, gelecek, hepsi… Bu benim felsefem. Dünyadaki bütün müzikler bir yerlerde birleşiyor. Neredeyse hiç bir şey önemsiz değil. Her şeye atıfta bulunabiliyoruz. Post-modern bir anlayış”.

Toros Can’ın yardımıyla çıktığım “George Crumb müzikal yolculuğu” bana bu bestecinin diğer eserlerini de dinlemem gerektiğini söylüyordu. BBC Music Magazine’de bulduğum bestecinin öne çıkan eserlerinin kısa bir listesi bana yol gösterecekti: “4 Crumb Başyapıtı”: 1) Black Angels (1970): Schubert’in “Death and the Maiden”ına referansın da bulunduğu, Vietnam Savaşını anlatan eser 2) Makrokosmos, Books 1 & 2: Toros Can’ın albümü zaten müzikal yolculuğumu başlatmıştı. 3) Music for the Summer Evening (1974)  4) American Songbook serisi.

Evin İlyasoğlu, Toros Can’ın bu albümünü değerlendirdiği yazısında piyanistimizi şu sözlerle analtıyor: “Onun en büyük özelliği, yeni müziği yabancı bir nesne gibi algılamaması. Tarih akışı içinde doğal bir yere yerleştiriyor;  bestecisiyle, yapıtla özdeşleşerek aktarıyor dinleyene.”

Toros Can’ın Fransa’da ödülleri toplayan “Makrokosmos” albümü hem George Crumb gibi çağdaş bir besteciyi ve müziğini tanımaya, anlamaya başlamak; hem de bir Türk piyanistin başarısına şahit olmak açısından çok önemli bir CD. Tebrikler, Toros Can!

Bunu biliyor muydunuz? Toros Can’ın “Makrokosmos” albümünü dinleyen Amerikalı besteci George Crumb, piyanistimize bir mektup yazarak onun yorumunu dinlemekten büyük keyif aldığını belirtmiş ve hemen ardından eklemiş: “Bravissimo!” Crumb’ın yazdığı mektubun devamında şu ifadeler var:  “İcranızdaki, özellikle, kuvvetli ritm anlayışını ve güçlü ifade etme tarzını çok beğendim. Islık çalma da dahil olmak üzere, bütün vokal efektlerde müthiş bir özgüven ve ikna etme yetisi mevcut. Bir besteci  için, bütün spiritüel dünyanın resmedildiği kendi eserinin icrasını duyması çok büyük bir zevk.” Crumb, mektubun  sonunda Toros Can’a kariyerinde başarılar diliyor, onu bir gün canlı performansıyla izlemeyi çok arzu ettiğini söylüyor ve piyanistimizden, piyano için yazılmış diğer eserleri üzerinde de çalışması temennisini dile getiriyor. Toros Can’a bu mektubun içeriğini “Blogda Hayat” ile paylaştığı için teşekkürler.

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s