Evde Konser Zamanı… Gülsin Onay’ın Konser DVD’sinde Edvard Grieg ve Camille Saint-Saëns Piyano Konçertoları

“Blogda Hayat”, Türk sanatçıların çalışmalarını tanıtmaya devam ediyor. Bu yazımızın konusu, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle hepimizin yakından bildiği bir sanatçımızın; Gülsin Onay’ın konser DVD’si. Gülsin Onay’ın 2009 yılında Amerika’da VAI (Video Artists International) tarafından çıkarılan “Gülsin Onay” DVD’si 56 dakika uzunluğunda ve değerli piyanistimizin Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde iki sevilen konçertonun mükemmel icrasını içeriyor.

DVD’nin ilk bölümünde Emil Tabakov yönetimindeki Orkestra ve Gülsin Onay’dan Norveçli besteci Edvard Grieg’in (1843-1907) ölümsüz piyano konçertosunu, 3 Nisan 2008’deki Bilkent Üniversitesi Konser Salonu’ndaki kayıttan izliyoruz/dinliyoruz. İkinci bölümde ise Camille Saint-Saens’ın (1835-1921) çok sevilen 2 numaralı piyano konçertosu bulunuyor. Bu konçertoda Bilkent Senfoni Orkestrası’nı 17 Kasım 2007 tarihli konserinde Avi Ostrowsky yönetiyor. DVD’deki ses kaydı Gülsin Onay’ın oğlu Erkin Onay tarafından yapılmış. Ses de, görüntü de tertemiz, pırıl pırıl.

Gülsin Onay’ın bu çalışması, klasik müzik dünyamızda neredeyse yok denecek kadar az sayıda bulunan konser DVD’lerinden bir tanesi olarak da dikkatleri çekiyor.  Onay’ı, öncelikle, böylesi bir projeye inanıp hayata geçirerek müzik tarihimize katkı sağladığı için saygıyla kutlamak gerekiyor. Hemen bir parantez açıp belirtmeliyiz; Gülsin Onay’ın yepyeni bir konser DVD’si 1 Mart 2011’de, yine VAI firması tarafından piyasaya sunuldu; Amazon üzerinden edinilebilir. Bu yeni DVD’nin tanıtımını önümüzdeki günlerde “Blogda Hayat”ın sayfalarında görebileceksiniz.

Yukarıda da belirtildiği üzere, Gülsin Onay’ın konser DVD’sinde yer alan ilk konçerto Norveçli besteci Edvard Grieg’e (1843 – 1907) ait. Classic FM’e göre, George Washington Amerika için ne anlam taşıyorsa ya da Shakespeare, İngiltere için ne ifade ediyorsa Edvard Grieg de Norveç için aynı öneme sahip. Çünkü, Edvard Grieg, Sibelius ve Nielsen ile birlikte, Norveç için klasik müzik dünyasında ulusal bir kimlik yaratmayı başarmış bir besteci.

Leipzig’deki çalışmalarından sonra bir piyanist olarak kariyer yapmak amacıyla Kopenhag’a giden Greg, orada hayatında dönüm noktası olacak bir şekilde genç besteci Rikard Nordraak ile tanışmış; bu bestecinin efsanelere, doğaya ve halk müziğine olan sevgisinden ilham almıştır. Norveç halk müziğini keşfeden, Norveçli yazarlarla dayanışma içine giren Grieg, ulus sevgisi barındıran bir müzik stili yaratmıştır. Grieg’in müziğinde geleneksel Norveç ezgileri, bestecinin romantik müzikal dili ve Batı’nın klasik müzik anlayışı çerçevesinde kaynaşmıştır. Grieg’in “Bach ve Beethoven gibi sanatçılar, çok yüksek yerlerde kiliseler ve tapınaklar inşaa ettiler. Ben ise insanların kendilerini evlerinde hissedecekleri yerler kurmak etmek istiyorum” dediği bilinmektedir. Bu istek, Grieg’in müziğinde rastladığımız ulusal kimliğin başlangıç noktalarından olsa gerek. Liszt, Tchaikovsky, Ravel ve Debussy, besteciyi takdir etmiş; Grieg’in müzikleri “karla doldurulmuş pembe bonbon şekerleri” olarak nitelendirilmiştir.

Dünyaca ünlü piyanistimiz Gülsin Onay’ın konser DVD’sinde zevkle ve hayranlıkla dinlediğimiz “Grieg Piyano Konçertosu”na gelince: Besteci, bu eserini Nina Hagerup ile evlenip kızları Alexandra’nın doğumundan sonraya rastlayan dönemde yazmış. Grieg, o sıralar 1868 yazını, bir hastalık sonrası, Kopenhag yakınlarında huzur dolu bir kasabada tatil yaparak geçiriyormuş. İşte, “La minör, Op. 16 Piyano Konçertosu” bu kasabada ortaya çıkmış. Grieg’in müziğini dinlerken, bestecinin gençliğini, müzik için duyduğu sevgiyi, yaratıcılığını bulmak mümkün. Aslında bir minyatür ustası olarak kabul edilen Grieg’in bu konçertosu onun büyük ölçekli bir yapıtı olsa da özellikle virtüözite gerektiren final bölümünde ya da adagio’da bestecinin minyatür ustalığı gözler önüne seriliyor. Gülsin Onay’ın piyanosundan süzülen müzik, yüreğimize dokundukça bunu anlamak kolaylaşıyor.

Piyano konçertosu, “allegro molto moderato”, “adagio” ve “allegro moderato molto” olmak üzere 3 bölümden oluşmakta; ilk bölümde Schumann’ın izleri görülmektedir. Bunun sebebi de Grieg’in, Leipzig’de öğrenciyken Schumann’ın konçertosunu duyup bu eserden çok etkilenmiş olmasıdır. Grieg’in eserini, Liszt, manüskriptleri daha önceden hiç görmediği halde çalmış, çok beğenmiş ve Grieg’e destek olmuştur.

Gülsin Onay, bu eseri hem Türkiye, hem yurt dışında pek çok yerde icra etmiş ve övgüler almıştır. Örneğin, sanatçımızın, 2008 yılında Atina Epidaurus Festivali’ndeki performansını Fransız “Libération”a değerlendiren Eric Dahan, Onay için “bu şaheserin canlı ve ateşli karakterinin hakkını verdiği gibi renklerinin de şiirsel inceliğini ortaya çıkardı” ifadesini kullanmıştır.

Gülsin Onay’ın konser DVD’sinde bulunan ikinci ve son konçerto Fransız besteci Camille Saint-Saens’e (1835-1921) ait.  19. yüzyıl Fransa’sının önemli isimlerinden biri olan besteci, “Fransız Mozart” ya da “Fransız Mendelssohn” olarak da anılmıştır. Uzun yaşadığı için müzik kariyeri hem Romantik dönemi içerir, hem de modern zamanlara kadar uzanır. Katolik müzik zevkleri Fransa’da Bach, Handel ve Mozart’ın müziğine olan ilgiyi canlandırmış, yenilikçi yanı da onu Wagner, Schumann ve Liszt’e yakınlaştırmıştır. Bestecinin, çok bilinen ve sevilen, “Dans macabre” isimli senfonik eseri Henri Cazalis (18940-1909) tarafından yazılan bir şiirden ortaya çıkmıştır. Mezardan çıkan ölülerin dans ettiği eserde yaşamın kırılganlığı, ölümün önlenemez oluşu anlatılmaktadır.

Bestecinin en çok sevilen eserlerinden biri olan 2 numaralı piyano konçertosu, 1868 yılında sadece 17 gün içinde, Anton Rubinstein’ın isteği üzerine yazılmıştır. Rubinstein, solist olarak da Saint-Saens’nın kendisini istemiştir. Eser, “Andante sostenuto – Molto animato”, “Allegro scherzando” ve  “Presto” olmak üzere 3 bölümden oluşmaktadır.

Bu eseri Gülsin Onay, 1991 yılında Amerika’daki konserinde de icra etmiş; konser sonrası William Kerns, Lubbock Avalanche-Journal’da Onay için şu satırları yazmıştır: “Cuma günü konser salonundan iki uzun gürleme duyuldu. Birincisi Saens’ın sol minör 2. Piyano Konçertosunun Türk Devlet Sanatçısı Gülsin Onay tarafından nefes kesici icrasını ifade ediyordu. İkinci gürleme ise birden kopan ve eğer ara verilmese gece boyunca devam edebilecek alkış tufanıydı… Çok güzel bir kırmızı elbiseyle sahneye çıkan Gülsin Onay, piyano taburesine oturur oturmaz klavye ile etkili ve ateşli bir bağ kurdu. Teatral hareketler en azda tutulmuştu ve kuvvetle oyunculuğun dengelendiği inanılmaz bir tempoda çalarken Onay’ın konsantrasyonu başlı başına heyecan vericiydi…. Eseri bitirdiğinde yorgun görünüyordu ve kopan alkıştan dolayı da biraz şaşırdı. Dinleyiciler oturmayı reddederek onu tekrar çalmaya ikna edene kadar dört kez sahneye geri çağırdılar. Rachmaninov seslendirdiği bis parçası yine ayakta alkışlarla son buldu ve iki selamdan sonra yine piyanoda bu kez Mozart’tan canlı bir parça seslendiriyordu.”

Gülsin Onay’ın Grieg ve Saint-Saens piyano konçertolarından oluşan konser DVD’si, evde konser keyfi yaşamak isteyen klasik müzik tutkunları için çok güzel bir seçenek. Defalarca izlenebilecek, dinlenebilecek güzellikte.

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s