Blogda Hayat’ın Konuğu Tuncay Yılmaz ile İdeal Konser

Blogda Hayat, “Konser Köşem”de sanatçılarımızı ağırlamaya devam ediyor. Burçin Büke, Ufuk-Bahar Dördüncü ve Meral Güneyman‘dan sonra “Konser Köşem”in bu defaki konuğu değerli keman solistimiz Tuncay Yılmaz. Diğer konuklarımıza sorduğumuz gibi Tuncay Yılmaz’a da aynı soruyu soracağız: “İdealinizdeki bir konser programını oluşturmak için hangi 5 eseri seçerdiniz? Neden?”

Sorumuzun yanıtını almadan önce Tuncay Yılmaz’ı daha yakından tanıyalım:  Ülkemizi uluslararası alanda temsil eden Tuncay Yılmaz, İzmir doğumlu. Yılmaz, keman eğitimine İzmir’de başlamış, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda devam etmiş. Üstün yeteneği sayesinde yüksek keman eğitimini birincilikle tamamlayan değerli sanatçımız, solist olarak ilk konserini henüz öğrenciyken Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde Hindemith’in Keman Konçertosu’nu Türkiye’de ilk kez yorumlayarak gerçekleştirmiş. Lisans üstü eğitimine Alman Devlet Bursu (DAAD) ile Almanya’da devam eden Yılmaz, Freiburg ve Saarland Yüksek Müzik Okulları’nda solistlik sınıflarına kabul edilmiş ve bu ülkede “Sanatta Yeterlilik” ve “Solist” ünvanı taşıyan diplomaları almış.

Tuncay Yılmaz’ın kariyeri aldığı ödüllerle de taçlandırılmış. Örneğin, Avrupa’daki öğrenim yıllarında Almanya Louis Spohr Keman Yarışması’nda “En iyi Schumann Yorumcusu” ödülünü, Dünya Mozart Yılı’nda Mozart’ın 5. Keman Konçertosu yorumundan dolayı Saarland Üniversitesi “Mozart Özel ödülü”nü kazanmış; İsviçre-Tibor Varga ve Berlin-Mendelssohn Yarışmalarında finalist olmuş.

Fransız “Nice Matin”in “Kemanın genç prensi” ve Amerikan Boston Globe’un “Sofistike bir solist kemancı” deyimleriyle nitelendirdikleri müzisyenimiz Tuncay Yılmaz,  Türk klasik müziği tarihine şu ana kadar kaydettiği 3 albümle de katkıda bulunmuş. Bu albümlerden ilki 1999 yılında New York’ta kaydedilen Elgar ve Franck Sonatları’nın da yer aldığı çalışma. Yılmaz’ın ikinci albümü Mozart’ın 250. Doğum Yılı kutlamaları sebebiyle Rudin yönetiminde çaldığı bestecinin 3. konçertosunun canlı konser yorumu “Mozart 2006” ve piyanist Markham ile birlikte kaydettiği son albüm çalışması olan “Rosepage”. Sanatçımızın bu albümlerinin tanıtım yazılarını önümüzdeki günlerde “Blogda Hayat”ın sayfalarında bulabilirsiniz.

1996 yılından beri “T.C. Kültür Bakanlığı Keman Solist Sanatçısı” olan Tuncay Yılmaz, aynı zamanda İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nda “Uluslararası Keman Ustalık Sınıfı”nı başlatmış ve burada dersler de vermektedir. Tuncay Yılmaz, Giuseppe Marconcini – 1827 yapımı kemanıyla çalmaktadır.

Tuncay Yılmaz, uluslarası alanda da pek çok resital vermiş, önemli sanatçı ve orkestralarla sahneye çıkmış. Orkestralar arasında Sofya Filarmoni Orkestrası, Moskova Senfoni Orkestrası, Stuttgart Oda Orkestrası, Moskova Musica Viva Oda Orkestrası, Saarland Radyo Senfoni, BBC Concert Orchestra, West Virginia Symphony bulunurken birlikte çalıştığı sanatçılar arasında İdil Biret, Gustav Rivinius, Alexander Rudin, Wolfgang Emanuel Schmidt, Jiri Barta, Ludmil Angelov, Wolfram Schmitt Leonardy, Tedi Papavrami gibi ünlü isimlere rastlıyoruz. Tuncay Yılmaz’ın daimi piyanisti ise Robert Markham.

Ve “Blogda Hayat – Konser Köşem”:

Tuncay Yılmaz, yazımızın bu bölümünde, Blogda Hayat’ın konuğu oluyor. Yılmaz’a “Blogda Hayat-Konser Köşem”in alışılmış sorusunu soruyorum: “İdealinizdeki bir konser programını oluşturmak için hangi 5 eseri seçerdiniz? Neden?”… Ve “Kemanın Prensi” Tuncay Yılmaz’ın seçimi ve açıklamaları:

“Benim sıkı Mozartçı olduğum bilinir… Ve Bartok… Mozart, kişiliğimden ve çocukluğumdan bir parçadır. Işığı, parlaklığı temsil eder. Bartok ise beni hayata bağlayan ritmdir sanki ve Gertler ekolünden gelen bir kemancı olmamın da etkisiyle, Bartok’un eserleri ve kişiliğini erken yaşta tanımanın verdiği yakınlıkla alakalı bir ilişki.”

Tuncay Yılmaz, sözlerine konçerto seçimini anlatarak devam ediyor: “Konçertolarım klasikler başta olmak üzere fakat genellikle çağdaş repertuvardan oluşur… Hindemith, Erkin, Bartok ve Berg gibi…”

Tuncay Yılmaz, “Blogda Hayat” okurları için ideal resital programını da şu şekilde oluşturuyor: “Bir resital programına, her zaman bir barok veya klasik eserle başlarım. Mesela Veracini, Mozart veya Beethoven Sonatı, sonrasında Elgar, Franck, Schumann sonatları gibi romantik bir sonatla program devam eder. İkinci yarıda ise Bartok ya da Ravel sonatlardan birisini çaldıktan sonra bir kaç küçük parçayla; Kreisler’in butik küçük konser parçaları gibi, resitali sonlamak isterim…”

Değerli keman sanatçımızın repertuarında Beethoven’ın bütün sonatları yer alıyor. Yılmaz, yukarıdaki resital programına örnek olarak Beethoven No 3, 6, 8 ya da “Kreutzer Sonatı”nın uygun olabileceğini belirtmekte. Schumann 1. sonat la minör, Ravel sol majör sonat veya “Tzigane” de diğer uygun gördüğü eserler.

İdil Biret’in “gerçek bir müzisyen ve değerli bir kemancı; bu yeteneği ve özellikleriyle kabul görmeyi fazlasıyla hak ediyor”; Ayla Erduran’ın da “O harikulade bir yetenek; tekniği çok yüksek ve çok müzikal” sözleriyle anlattığı Tuncay Yılmaz’a “Blogda Hayat”a konuk olduğu için teşekkürler. Unutmayalım; sanatçımızın “Elgar ve Franck”, “Mozart 2006” ve “Rosepage” isimli albümleri müzik mareketlerde bizleri bekliyor. Tuncay Yılmaz’ın çalışmalaryla yepyeni müzikal yolculuklara çıkmak son derece keyifli olacak.

Not: Tuncay Yılmaz’ın 2011 yılı fotoğraflarını Ceren Aksan çekmiştir. Aksan’ın internet sitesi burada.

Bu yazı Klasik Müzik, Tuncay Yılmaz içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s