Ufuk ve Bahar Dördüncü Kardeşler’den Prokofiev ve Shostakovich Dinlerken Ne Oldu?

Ufuk – Bahar Dördüncü Kardeşler’in İsviçre firması Hat Hut Records tarafından 2009 yılında piyasaya çıkarılan “Prokofiev/Shostakovich: Works For 2 Pianists Under Soviet Rule” isimli albümlerini dinlerken George Orwell’in “1984” romanından yaprakları, zihnimden tek tek çevirmeye başladım; çevirdiğim her yaprak, Orwell’in yarattığı “distopya”nın ortaya çıkışını ete kemiğe büründürüyordu. Big Brother’ın totaliter düzeni, bireyleri, baş karakter Winston’ı kıpırdayamaz hale getirme üzerine kuruluydu. Kulağım, Ufuk – Bahar Dördüncü Kardeşler’in piyanosuna takılı kalmışken Orwell’in romanında toplumun nasıl gözetlendiğini; Düşünce Polisi’nin insanların beyinlerine nasıl sızabildiğini; masumiyetin sembolü olan çocukların Big Brother adına gizli ajan haline nasıl getirildiğini; insana ait duyguların ifadesi için gerekli “dil”in nasıl kırpılıp kuşa çevrildiğini ve yeni bir  “dil” yaratılıp böylece yaratıcılığın ya da duyguların ifadesinin nasıl kontrol altına alınabileceğini; kavramların ve değerlerin içinin nasıl boşaltıldığını; doğrunun yanlış olmasını, yanlışın doğru, dostun düşman, düşmanın dosta dönüşmesini düşünüp durdum.

Orwell’in romanı, Ufuk-Bahar Dördüncü Kardeşler’in müziğiyle tahmin etmediğim kadar güzel birleşivermişti. Çünkü, Stalin döneminde yaşayan 2 Rus besteci; yani hem Prokofiev, hem de Shostakovich yaşamları boyunca müzikal yaratılarını kendi özgür müzikal ifade tarzları ile aktarmak istemişler; ama her defasında totaliter düzenin resmi kültürel doktrinini öne çıkartmaya ve bunu da kitlelerin algılayabileceği bir dil kullanarak yapmaya zorlanmışlardı. Bu yaklaşımdan uzaklaştıkları anlaşıldığında da saldırıya uğramışlardı.

Dördüncü Kardeşler’in albümünde yer alan bu iki bestecinin, bu şekilde sınırlandırılmaya çalışılması bana yine Orwell’in kitabından bir diğer imgeyi hatırlattı; Winston’ın Mr. Charrington’ın dükkanındaki özel olduğunu düşündüğü ama sonradan orada da gözetlendiğini anladığı odada, ona geçmişi ve güzelliği anımsatan o basit nesneyi. Bu nesne, kağıtların uçmasını, karışmasını önlemek için kullanılan yuvarlak cam bir eşyadan başka bir şey değildi. Ama içindeki mercan, Big Brother’ın dokunamadığı, değiştiremediği güzelliği ifade ediyor ve silinmek istenen geçmişin bugüne gelebilen izini taşıyabiliyordu. O cam içindeki güzellik ancak, oraya hapsolarak yaşamaya devam edebilirdi; dışarı çıkarsa yok olmaya mahkumdu… Bu nesne, bana Prokofiev ve Shostakovich’in dizginlenmek istenen özgür yaratı dillerini anımsatıverdi. Resmi ideoloji ne olursa olsun bu yuvarlak cam nesnenin içinde dizginlenemeyecek yaratı güçlerini…

Ufuk ve Bahar Kardeşler’in albümünde “Suite from Cinderella” isimli eserini dinlediğimiz Ukrayna doğumlu Rus besteci Sergei Prokofiev (1891–1953) ve yine aynı albümde “Suite in F minor for two pianos, Op. 6” eserini dinlediğimiz Dimitri Shostakovich (1906-1975), yarattıkları eserlerde Stalinci kültürel öğretinin baskısını besteciliklerinde hissetmiş isimlerdir. Bu öğretiye göre, bir bestecinin eserleri folklorik özellikler taşımalı ve kitleler tarafından anlaşılabilir yalınlıkta olmalıydı; bu özellikleri eserlerine yansıtmayan besteciler, Sovyet Rejimi tarafından eleştirilmiş ve aşağılanmışlardı. Özellikle 1936/38 ve 1946/48  dönemlerindeki Stalinci kültürel kampanyanlar  sırasında Shostakovich ve Prokofiev büyük zorluklarla karşılaşmışlardır. Örneğin, Prokofiev, 2. Dünya Savaşı sırasında verdiği yapıtlarla ulusal kahraman haline gelmiş olsa da 1940’ların sonlarında müziği Batı müzik anlayışı -dolayısıyla burjuva özellikler- yansıtmaya başladığı gerekçesiyle büyük eleştiriye maruz kalmışlardı. Evin İlyasoğlu’nun verdiği bilgilere göre Prokofiev’in Sinderalla’sı gösterime alınmamış, bestecinin müzikleri itici ve utanç verici bulunup 1959 yılına kadar çalınması yasaklanmıştır.

Dmitri Shostakovich’e gelince. Shostakovich, 11 yaşına kadar varlıklı bir ailenin çocuğuydu.  Ancak 1917 yılında, orta sınıf, Bolşevik Devrimi sonucu ayrıcalıklarını kaybetmiştir. Sonraki yıllarda, Stalin döneminde yaşayan bütün sanatçıların başına gelen Shostakvich’in de başına gelmiştir. Örneğin, 1936 yılında bestelediği “Lady Macbeth of the Mtsenk District”,  yönetimin resmi gazetesi Pravda’da burjuva amaçlara hizmet ettiği gerekçesiyle aşağılanmış; “kuru gürültü” olarak nitelendrilmiş ve bestecinin prestij kaybına yol açmıştır.  Shostakovich, daha sonra sonra 5. Senfonisinde evrensel anlamda zafer temasını ve insan ruhunun kazandığı zaferi işleyince Stalin yönetimi tarafından övülmüş ve kahramana dönüşmüştür. 1949 yılında yazdığı 9. senfoni “hafif” bulununca tarih yine tekrarlanmış; ideolojik açıdan zayıf kabul edilmiş ve eleştirilmiştir.

İşte bu nedenlerle, hem Prokofiev ve hem de Shostakovich, özelllikle 1930ların sonlarından itibaren yaptıkları müziklerde bir yandan komünist rejimin isteklerini karşılamaya, bir yandan da kendi içlerindeki yaratacı gücün sesini aktarmaya çalışmışlardır. Sanatçı duyarlılığı onların özgün yaratılarını hayatta tutmaya devam etmiştir. Örneğin, Shostakovch, 10. Senfonisinin “scherzo” bölümünde Stalin’in alaycı bir portresini çizmiş, 13. Senfonide Yevtushenko’nun şiirleinden referanslar kullanarak Stalinci yönetime olan nefretini yansıtmıştır.

***

İşte iyi müziğin ve başarılı icranın gücü bu olsa gerek. Ufuk ve Bahar Dördüncü Piyano İkilisinin İngiliz Gramophone Dergisi tarafından “mükemmel” bulunan “Prokofiev/Shostakovich: Works For 2 Pianists Under Soviet Rule” isimli albümünü dinlerken bütün bu yukarıda yazdığım paragraflar ortaya çıkıverdi.

Dördüncü Kardeşleri dinlerken aslında ne mi oldu? Müzik, edebiyat ve tarih birleşiverdi; hayatı, insanı, hırsları, baskıyı, yaratıcılıkla baskıya karşı gelmeyi anlattı. “1984”te Winston’ın elindeki o cam nesnenin içine hapsolmuş mercanın kabına sığmasının mümkün olmadığını anlattı.

Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s