Liszt Piyano Haftalarında Gergely Bogányi’den Unutulmayacak Bir Resital

Mehmet Mestçi’nin organizasyonu olan 2011 İstanbul Liszt Piyano Haftaları, dün gece Kadıköy Süreyya’da yine hayranlık uyandıran bir konserle devam etti. Defalarca ayakta alkışlanan Macar piyanist, Gergely Bogányi kolay kolay unutulmayacak bir performans sergileyerek adeta “virtüöz” olmanın tanımını yaptı. Gergely Bogányi, resital programını Franz Liszt’in eserleriyle Beehoven’ın “Ayışığı Sonatı’na ayırmıştı.

Konserden önce kuliste tanışma fırsatı bulduğum ve fotoğraflarını çektiğim Bogányi,
Liszt’in “Funérailles” isimli eserini çalmak üzere piyanonun tuşlarına dokunduğu ilk andan itibaren üstün bir performans sergileyeceğini ilan etmişti adeta. Bogányi’yi “Funérailles” ile
dinlerken karanlığı, ölümü, trajediyi, kaybetmenin hüznünü, kaybedilenlerin aslında müzik ile ölümsüzleştirilebildiklerini duyumsadım. Bu müthiş eser yoluyla, 1848-49 Macaristan Özgürlük Savaşı’nda ülkenin yaşadığı kayıplara, yitirilen dostlara ve arkadaşlara Liszt’in aslında saygı duruşunda bulunduğunu hissettim.  Müziğin çağrışımlarının sınırı yoktu; Shakespare’in ağlayan söğüt ağaçları geldi gözümün önüne, D. H. Lawrence’ın “The Horse-Dealer’s Daughter” isimli hikayesinde Mabel’in kendini içine bıraktığı buz gibi suyla kaplı gölü anlatan Lawrence’ın yarattığı puslu atmosferi gördüm yanı başımda; üşüyüp titredim.

Macar Piyanist Gergely Bogányi, Kadıköy Süreyya'nın Kulisinde

“Funérailles” ile başlayan programda daha sonra Liszt’in eserleri ardarda gelmeye devam etti: Années de pèlerinage (Years of Pilgrimage): Les jeux d’eau a la Villa d’Este (Villa d’Este Çeşmeleri) ve Transandant Etüdler: Akşam armonileri, Eroica, 1. Mefisto Valsi. Bogányi, her bir eseri büyük bir tutku ve içtenlikle çaldı. Bazen kaos, bazen huzur… insan doğasını içeren her türlü duygu Liszt’in müziği ve Bogányi’nin piyanosundan bizlere ulaşıyordu. Verilen aranın ardından Bogányi, programına Beethoven’ın “Ayışığı Sonatı” ile devam etti. Bu eserin icrasında, özellikle de ilk bölüm olan “Adagio sostenuto”da Bogányi ve piyanosu adeta bir bütün olmuşlardı; inanılmaz bir bütünlüktü bu. Ve ne yazık ki programın bitişinin habercisi olan Liszt’in 6. Macar Rapsodisi; sonrasında da bis parçası Liszt’in 123 numaralı Petrarca Sonesi… “Bravo” seslerinin yükseldiği, seyircilerin sanatçıyı ayakta alkışladığı anlar…. Görkemli bir konsere coşkulu bir teşekkür; beklenen de buydu zaten… Teşekkürler Gergely Bogányi: Müzik ile “güzelliğin” resmini çizdiğiniz için… Ve teşekkürler, Mehmet Mestçi: Bu güzellikleri İstanbul’a taşıdığınız için.

Kendisine genç yaşta ülkesi Macaristan’ın en değerli nişanlarından Kossuth nişanı verilen, pek çok uluslararası ödüllü Gergely Boganyi, gerek yorumları gerek piyano çalış tarzıyla Avrupa’nın son yıllarda yetiştirdiği en hayranlık uyandıran virtüözlerden biri.


Bu yazı Klasik Müzik içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s